BİLGİ TOPLUMU İSTATİSTİKLERİ 2011 YAYIMLANDI

July 13th, 2011

BİLGİ TOPLUMU İSTATİSTİKLERİ 2011 YAYIMLANDI

Türkiye’nin bilgi toplumuna dönüşüm sürecinde kat edilen mesafeyi göstermeyi ve gelinen aşamayı ortaya koymayı amaçlayan Bilgi Toplumu İstatistikleri yayınının üçüncüsü Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Bilgi Toplumu Dairesi tarafından yayımlandı. Yayında, Bilgi Toplumu Stratejisi kapsamında belirlenmiş olan 117 gösterge için Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve diğer kurumlar tarafından üretilen veriler temel alınmakta olup söz konusu göstergelerin 2010 ve öncesi yıllara ait değerlerine yer veriliyor.

Rapor’daki verilerin büyük kısmı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafindan Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat)’nin katkılarıyla 2004 yılından beri her sene yapılan “Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Anketi”nin sonuçlarına dayaniyor. 2010 yılında 6.074 hanede yapılan anketteki soruların büyük bir bölümü yıllar itibarıyla aynı olmakla birlikte bazı yıllar sorulmamış veya ankete özellikle eklenmiş sorular da bulunmakta. Anket kapsamındaki sorular 16-74 yaş arasındaki bireylere yöneltilmekte. Bu kapsamda Türkiye genelini ve yaş gruplarını en geniş olarak temsil eden anket sonuçları Türkiye’de internet kullanımını takip edenlere çok değerli veriler sağlıyor.

Araştırma sonuçlarına geçmeden önce sonuçların temsil ettiği büyük kütle (Türkiye geneli) hakkında aşağıda yer alan istatistiklere göz atmanızda fayda olduğunu belirteyim.

Yukarıdaki istatistikleri aklımızın bir köşesine yazdıktan sonra Türkiye’de internet kullanımına ilişkin Rapor’da öne çıkan verilere bakalım.

Türkiye’de internet kullanımı artmaya devam ediyor

Ülkemizde internet kullanımı artmaya devam etmektedir. Buna göre, 16-74 yaş grubunda, 2004 yılında %13,3 olan son 3 ay içinde internet kullanım oranı 2010 yılında %37,6’ya ulaşmıştır. Son bir yıl içinde herhangi bir dönemdeki internet kullanım oranı ise %41,6’dır. Toplumun farklı kesimlerinde internet kullanım oranları değişiklik göstermeye devam etmektedir.

–       Avrupa Birliği tarafından izlenen ve “her gün veya haftada en az bir defa internet kullandığını beyan edenlerin oranı” anlamına gelen düzenli internet kullanım oranı 2010 yılında %33,3 olup bu oran internet kullanıcılarının %88,5’ine karşılık gelmektedir.

İnternet en çok e-posta gönderimi ve sohbet için kullanılıyor

–       Genel olarak internet kullanım amacı yıllar itibarıyla çok fazla değişiklik göstermemektedir. 2010 yılında internet kullanıcılarının en çok gerçekleştirdiği faaliyetler e-posta göndermek ve sohbet odaları, haber grupları veya çevrimiçi tartışma forumlarına mesaj iletmektir. İnternetin eğitim, alışveriş, bankacılık gibi amaçlarla kullanımı ise düşük düzeylerde kalmaktadır. Buna rağmen, 2010 yılında çevrimiçi bankacılık ve alışveriş oranlarındaki artış dikkat çekicidir.

İnternet üzerinden en çok satın alınan / sipariş edilen ürünler giyim ve spor malzemeleri ile elektronik araçlar

–       İnternet kullanım amaçları arasında e-ticaret önemli bir yer tutmaktadır. Ancak, 2010 yılında ankete katılanlar arasında çevrimiçi alışveriş yapanların oranı sadece %6,3’tür. Çevrimiçi alışveriş faaliyeti incelendiğinde, son 12 ay içinde internet kullanıcıları tarafından internet üzerinden giyim ve spor malzemeleri ile elektronik araçların en çok sipariş verilen veya satın alınan mal/hizmet türü olduğu görülmektedir (Tablo 1.3). İnternet üzerinden alımda kırsal kullanıcılar çoğunlukla kentli kullanıcıların gerisinde kalmakta, genelde düşük oranda gerçekleşen telekomünikasyon hizmetleri alımı için ise kırsaldan talep olmamaktadır. Diğer taraftan, 2010 yılında ev eşyası alımı için kırsaldaki talep kentteki talebin biraz üzerinde gerçekleşmiştir.

İnternet üzerinden alışverişte sorun yaşayanların oranı azalıyor..

–       Anketlere göre internet üzerinden alışverişte sorun yaşayanların oranı 2007 yılında %6,3, 2008 yılında %9,5, 2009 yılında %5,6, 2010 yılında ise %5,7 olarak belirlenmiştir. 2010 yılı araştırmasına göre son 12 ay içinde internet üzerinden alışverişte en çok yaşanan sorun teslim süresinin belirtilenden fazla olmasıdır (Tablo 1.4). En çok dile getirilen bir başka sorun sipariş verme veya ödeme esnasında internet sayfasında görülen teknik problemlerdir.

E-ticaretin önüdeki en büyük engel böyle bir satınalma şekline ihtiyaç duymayan bireyler..

– Bireylerin internet üzerinden alışveriş yapmama nedenleri arasında internet üzerinden alışveriş yapmaya ihtiyaç duymamaları oldukça yüksek bir oranla öne çıkmakta, ancak yıllar itibarıyla bir azalma göstermemektedir (Şekil 1.18). Diğer taraftan, “internet üzerinden ödeme olanağı veren kredi kartı veya sanal kartın olmayışı” oranının bu tür alışverişlerin önünü açacak şekilde azalmış olduğu görülmektedir. Benzer şekilde “internet bağlantı hızının düşük olması” son üç yılda sıfıra yakın oranlarda dile getirilmiş bir sorundur. Nedenler arasında sayılan “ürünü yerinde görerek almayı tercih etmek ve alışkanlıkları devam ettirmek” yıllar itibarıyla beklenmedik biçimde değişkenlik göstermektedir. 2010 yılında 2009 yılına kıyasla gizlilik kaygılarının bir miktar arttığı görülmektedir.

Bilgisayar sahipliği, internet erişimi, genişbant aboneliği artıyor ancak internet kullanımı açısından AB ile aramızdaki fark devam ediyor..

–       Evde bilgisayar sahipliği, internet erişimi ve genişbant aboneliği artış göstermeye devam etmektedir. Masaüstü bilgisayar, dizüstü bilgisayar veya el bilgisayarı olarak ele alındığında; 2010 yılında hanelerin %44,2’sinde bilgisayar bulunduğu, benzer yaklaşımla bilgisayar üstünden internet erişimine sahip hanelerin oranının da %34 olduğu görülmektedir. İnternet bağlantısına sahip hanelerin %5,6’sı cep telefonu üstünden, %2,3’ü ise 3G modem üstünden internete erişmektedir.

–       Yaşanan artışa rağmen bilgisayar ve internet kullanımı açısından ülkemiz ile AB arasındaki fark devam etmektedir. 2010 yılında ülkemizde %33,3 olan düzenli internet kullanımı için AB-15 ve AB-25 ortalamaları sırasıyla %69 ve %67’dir. Düzenli internet kullanım oranları İzlanda’da %92, İngiltere’de %80, İtalya’da %48, Yunanistan’da %41 ve Romanya’da %34’tür. Benzer şekilde hanelerde genişbant internet sahipliği ülkemizde %33,8 iken AB-15 ve AB-25 için bu oranlar sırasıyla %64 ve %63’tür. Ülkeler ele alındığında; hanelerde genişbant internet sahipliği oranlarının Norveç’te %83, Almanya’da %75, İspanya’da %57, Bulgaristan’da %26 ve Romanya’da %23 olduğu görülmektedir.

İş dünyasının internet kullanım oranı artıyor, girişimlerin internet kullanım amaçları arasında ilk sırada bankacılık ve finansal hizmetler yer alıyor..

–       2010 yılında seçilmiş sektörlerde 10 ve daha fazla çalışanı olan girişimlerin %92,3’ü bilgisayar kullanmakta olup %90,9’u da internet erişimine sahiptir. İnternet erişimi olan girişimlerin %57,8’inin ise internet sayfası bulunmakta, büyüklük açısından bakıldığında bu oranın 10-49 çalışanı olan işletmelerde %53,5, 250 ve üzeri çalışanı olan girişimler için %88,8 olduğu görülmektedir. Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 01.01.2013 tarihinde yürürlüğe girecek ve işletmelere internet siteleri üzerinden kamuya açıklama yükümlülükleri getiren hükümlerinin bu oranları önemli ölçüde artırmasını beklemek yanlış olmaz.

–       Girişimlerde haftada en az bir kez internet kullanan çalışanların oranı 2010 yılında %28,5 olmuştur. Girişimlerin interneti kullanma amaçları arasında ilk sırada bankacılık ve finansal hizmetler gelmektedir. Yıllar itibarıyla birbirine yakın oranlarda gerçekleşen bankacılık ve finansal hizmetler kullanımı 2010 yılında %78,1 olmuştur.

–       2010 yılında internet erişimi olan girişimlerde en çok kullanılan sabit internet bağlantı tipi %87,3 oranı ile DSL (ADSL vb.) olmuştur. Diğer taraftan, girişimlerde mobil hızlı internet bağlantısı sağlayan 3G teknolojisine de rağbet olduğu ve internet erişimine sahip girişimlerin %12,9’unun 3G modem, %11’inin ise 3G telefon üstünden genişbanta eriştiği görülmektedir.

–       Girişimlerin internet üstünden sunduğu hizmetler arasında ilk sırada ürün katalogları ve fiyat listeleri yer almaktadır. 2008-2010 döneminde yakın oranlarda ilk sırada yer alan bu hizmetin oranı 2010 yılında %78,4’tür.

E-ticaret işlemleri son bir yılda %48 arttı

–       Bankalararası Kart Merkezinin verilerine göre internet üzerinden yapılan e-ticaret işlemleri toplam tutarı son bir yıl içinde %48,2’lik artışla 2010 yılında 15 milyar 225 milyon TL’ye ulaşmıştır.

–       2009 yılındaki küçük bir gerileme dışında, Türkiye’de girişimlerin internet erişimlerinde AB ülkeleri ile önemli bir yakınsama eğilimi görülmektedir. Nitekim ülkemizde girişimlerin internet erişimine sahiplik oranı büyük bir ilerleme kaydederek 2005 yılındaki %80,4 seviyesinden 2010 yılında %90,9’a ulaşmıştır. Girişimlerin genişbant internet erişimi sahipliği açısından ise ülkemiz 2010 yılında AB-15 (%88) ve AB-25 (%86) ortalamalarının da üstünde bir orana ulaşmıştır.

E-DEVLET

–       Yıllar itibarıyla bakıldığında bireylerin ve girişimlerin kamuyla işlemlerinde interneti kullanma oranlarının sınırlı düzeyde artış gösterdiği görülmekte, ancak girişimlerin bireylere nazaran kamu ile elektronik ortamda daha yoğun iletişim içerisinde oldukları anlaşılmaktadır. 2010 yılında bireylerin kamu kurumlarıyla iletişimde interneti kullanım oranı %27,2, 2009 yılında girişimlerin aynı amaçla interneti kullanım oranı ise %72,8’dir.

–       Hem bireyler hem de girişimler için kamu kurumlarıyla iletişimde interneti kullanım amaçları arasında ilk sırada bilgi edinme yer almaktadır. Yine hem bireyler hem de girişimler için e-devlet hizmetlerini kullanmama nedenleri arasında en çok belirtilen neden yüz yüze görüşmenin tercih edilmesidir. Diğer taraftan, güvenlik kaygısı bireylerin e-devlet hizmetlerini kullanmasının önünde önemli bir engel teşkil etmezken, girişimlerde bilgi güvenliği ve korunmasına ilişkin kaygılar önemli bir sorun olarak öne çıkmaktadır.

–       Engellilere erişim imkanı sağlayan kamu internet siteleri oranı 2009’da %2,6 iken büyük bir artışla 2010 yılında %17,9’a ulaşmıştır.

–       AB 20 temel kamu hizmeti dikkate alındığında, kamu hizmetlerinde elektronik kanallardan gerçekleşen işlemlerin oranı 2010 yılında %81,4 olarak önceki iki yıl değerlerinin üzerinde gerçekleşmiştir. Bu hizmetlerden birey olarak vatandaşa sunulan hizmetlerde elektronik ortamda gerçekleşme oranı %74,1, iş dünyasına yönelik hizmetlerdeki gerçekleşme seviyesi %88,1 olmuştur.

–       18 Aralık 2008 tarihinde 22 hizmetle faaliyete geçen e-Devlet Kapısından sunulan hizmet sayısı 2010 yılı sonunda 246’ya ulaşmıştır. Öte yandan, e-Devlet Kapısı kullanıcı sayısında önemli artışlar gerçekleşmiş, 2008 yılında 10 bin civarında olan kayıtlı kullanıcı sayısı 2010 yılı sonunda 1,95 milyon, 2011 yılı Mayıs ayı başında ise 7,14 milyona ulaşmıştır.

–       e-Devlet uygulamaları kamu kurumlarının çağdaş hizmet sunumunun bir aracı olarak kamu harcamalarında tasarruf ve maliyet etkinliği sağlamaktadır. UYAP’ın 23 ayrı uygulaması ile projenin başlangıcından Nisan 2011’e kadar yaklaşık 1,6 milyar TL tasarruf edilmiş olup bunun yaklaşık 705 milyon TL’lik kısmı MERNİS ile entegrasyon sayesinde gerçekleşmiştir. Sosyal Yardım Bilgi Sistemi (SOYBİS) çerçevesinde sadece 3 belgenin elektronik ortamda takibi ile kırtasiye ve ulaşım giderlerinden 2010 yılında 11,8 milyon TL tasarruf sağlanmıştır. Araç Tescil ve Sürücü Belgesi İşlemleri (ASBİS) Projesi ile ikinci el araçların alım satımının noterlerde elektronik ortamda gerçekleştirilmesiyle sadece bazı formların işlemden kaldırılması sayesinde bir yılda vatandaşların ödemesi gereken 21,9 milyon TL tasarruf edilmiştir. 2008-2010 döneminde uygulanan Elektronik Fatura Kayıt sistemi ve 2010 yılı Kasım ayında uygulamaya konan e-fatura uygulaması ile 2008 yılından 2011 yılı Mayıs ayına kadar 218,5 milyon TL tasarruf sağlanmıştır.

–       Türkiye’de merkezi kamu kurumlarının BİT yatırımları için 2002-2011 döneminde toplam 9,6 milyar TL ödenek ayrılmıştır. 2011 yılında kamu BİT yatırımları için ayrılan ödenek tutarı 2 milyar TL’yi aşmıştır. Bütçesi içinde ve zamanında tamamlanan BİT projeleri oranı 2009 yılında %24,2, 2010 yılında ise %24,4 olmuştur.

–       AB tarafından 2001 yılından itibaren düzenli olarak gerçekleştirilen e-Devlet Ölçümleme ve Kıyaslama Çalışmasının 9.’su 2010 yılında gerçekleştirilmiş ve çalışmada 27 AB üyesi ülke ile Türkiye, Hırvatistan, İzlanda, Norveç ve İsviçre’nin yer aldığı 32 ülke (AB27+) kapsanmıştır. Çalışmaya göre Türkiye, 20 temel kamu hizmetinin tamamen elektronik ortama taşınmasında %89 ile %82 olan AB27+ ortalamasının üzerinde bir değer elde etmiştir. Aynı şekilde, hizmetlerin olgunluk seviyesinde ülkemiz % 91 ile %90 olan AB27+ ortalamasının üzerinde bir seviyeyi yakalamıştır.

Bilgi teknolojileri sektörü 2010 yılında %13,66 büyüdü, 7,6 milyar USD büyüklüğüne ulaştı..

–       2008 yılı sonu itibarıyla 24,88 milyar ABD Doları olan Türkiye BİT sektörü, global kriz döneminde daralmakla birlikte, 2010 yılında %4,5 büyümüş ve 25,05 milyar ABD Doları seviyesine ulaşmıştır. Pazar içinde iletişim teknolojileri ve bilgi teknolojileri alt sektörlerinin büyüklükleri sırasıyla 17,48 ve 7,57 milyar ABD Dolarıdır. Kriz döneminde de büyümeye devam eden bilgi teknolojileri sektörünün payı ilk kez %30’a ulaşmıştır.

–       2010 yılında bir önceki yıla göre iletişim teknolojileri sektörü %1,04, bilgi teknolojileri sektörü ise %13,66 büyümüştür. Bilgi teknolojileri pazarındaki büyümede en büyük pay %21,98 oranıyla hizmetler alt sektörüne aittir.

–       2010 yılında iletişim teknolojileri ve bilgi teknolojileri sektörlerinin GSYH içindeki payı sırasıyla %2,37 ve %1,03’tür. Bilgi teknolojileri sektörü içinde bu payın %0,83’lük bölümü donanım alt sektörüne aittir.

–       2010 yılında BİT sektörü donanım ihracatı %14,1, ithalatı ise %16,5 büyümüştür. Ancak, ihracatın ithalatı karşılama oranı %10,4’te kalmış olup bu oran 2007-2010 dönemindeki en düşük değerdir.

–       2003 yılında BİT sektörü genelinde 145.227 kişi istihdam edilirken, 2008 yılında 174.367’ye ulaşılmıştır. BİT sektöründe Ar-Ge çalışanlarının oranı ise % 5,5’tir.

Genişbant internet aboneliği

–       Genişbant abone yoğunluğunda 2002 yılından bu yana artış devam etmekte olup 2010 yılında 8,6 milyon aboneye ve %11,6’lık penetrasyona ulaşılmıştır. Kablo TV abone sayısı ise uzun zamandır 1,2-1,4 milyon bandında seyretmekte, abone sayısının düşük düzeyde kalmasında kablo TV altyapısı yaygınlığının sınırlı olması ve daha fazla kanal seçeneği sunan uydu platformunun kullanıcılar tarafından tercih edilmesi etkili olmaktadır.

–       Ülkemizde genişbant erişim için en yaygın kullanılan teknoloji DSL teknolojisidir. Diğer taraftan, 3G mobil genişbant hizmetlerinin sunulmaya başlandığı 2009 yılından itibaren bu teknolojinin kullanımı da hızla artmıştır. Ayrıca, fiber genişbant erişim hizmetlerinin kullanımı da 2010 yılında hızlı bir büyüme kaydetmiştir. Ancak, bu teknolojiyi kullanan toplam abone sayısı henüz oldukça düşük seviyededir.

–       2010 yılında ülkemizde %11,6 olan genişbant abone yoğunluğu, 2009 yılı sonu itibarıyla %30 civarında olan AB-27 ortalamasının oldukça altında kalmaktadır. Genişbant abone yoğunluğu bakımından ülkemiz OECD ülkeleri ile kıyaslandığında Meksika ile birlikte son sırada yer almaktadır. OECD ortalaması 2010 yılı Haziran ayı itibarıyla %57,2’dir.

KAYNAK:

Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Bilgi Toplumu İstatistikleri 2011, Haziran 2011.

http://www.bilgitoplumu.gov.tr/Documents/1/Diger/Bilgi_Toplumu_Istatistikleri_2011.pdf